21 Şubat 2009 Cumartesi

Et s'il fallait le faire, Patricia Kaas, Fransa


Fransa'nın Eurovision'daki tarihine bir bakıyorum da, 5 birincilikleri, bir o kadar 2.likleri, daha da fazla 3.lükleri var.. Ama en son 1.likleri 1991'de. Ama başarısız olmaları garanti diye bakmak doğru değil, çünkü 2001'de 4., 2002'de 5. olabilirmişler. Ancak büyük bir sorunları var Fransızların: sıkıcılar! Filmleri sıkıcı, şarkıları sıkıcı.. Bizim ayrılık temalı hareketli pop şarkılarımız, bazen ölümü bile konu alan ancak eşliğinde göbek atılan türkülerimiz olduğu düşünülünce her şeyi cenaze modunda işleyen şeyler biraz ters... Bu lafım Fransızlaraydı, neden Fransız filmleri hakkında iyi şeyler söylenmiyor hiç düşündünüz mü?? Biraz eğlenceli olun yahuu!


Patricia Kaas'ın Eurovision'a katılacağı açıklandığında bizim gazeteler yine yaygara kopardı, 'uuuu milyonlar sattı bu kadın' diyerek, ama burası Eurovision, kaç sattığının pek bir önemi yok, nerde ve nasıl sattığın ve kendini o gece nasıl satacağın önemli.
Bak Patricia'cım, iyi kadınsın, hoş kadınsın, iyi bir vokalsin, aksini iddia edemem. Şarkı da güzel aslında, hani içime kaçmış entelin ve bunca yıllık anathema tecrübesinin sayesinde iTunes'uma atıp sabah akşam da dinleyebilirim yeri geldiğinde. Ama sen bana aldanma: Bil ki sıkıcısın!
Ballad diye demiyorum, daha önce Bosna ve Birleşik Krallık için iyi şeyler söyledim. Hatta Bosna'nın anlamadığım bir dilde bana derdini bu kadar iyi anlatabilen şarkılar yapıyor olmasına çok şaşırıyorum. Fransızlarıysa alt yazılı ya da düblajlı ve hatta bire bir, anlayamıyorum ve bu beni çok gıcık ediyor!

Aslına bakarsanız Eurovision'da bir sanat eseri olarak göze çarpıyor bu şarkı. Ama yine de düşünsenize, Fairytale'la zıplayıp hoplamışız, Düm Tek Tek'le göbek atmışız, ardından patricia çıkıyo ve başlıyor:

Et s'il fallait le faire
Ve yapmak gerekseydi

S'il fallait le faire, j'arre terais la terre /
Gerekseydi Dünya'yı durdururdum.
J' teindrais la lumire, que tu restes endormi /
Uyuyasın diye ışığı söndürürdüm.
S'il fallait pour te plaire lever des vents contraires /
Seni memnun etmek için gerekseydi karşı rüzgarları bişeedip
Dans un de sert sans vie, je trouverais la mer /
Cansız bir çölde denizi bulurdum.

Et s'il fallait le faire, j'arreterais la pluie /
Ve gerekseydi yağmuru durdururdum.
Elle fera demi-tour le reste de nos vies /
Hayatımızın kalanında dönüp dolaşırdı.
S'il fallait pour te plaire t'ecouter chaque nuit /
Eğer seni memnun etmek için gerekseydi her gece seni dinlerdim.
Quand tu parles d'amour, j'en parlerais aussi/
Sen aşktan bahsettiğinde ben de ondan bahsederdim.

Que tu regardes encore dans le fond de mes yeux/
Demek hala gözlerimin derinliklerine bakıyorsun.
Que tu y vois encore le plus grand des grands feux /
Demek hala orda büyük yangınların en büyüğünü görüyorsun.
Et que ta main se colle sur ma peau, ou elle veut/
Ve ellerin tenime değiyor istediği yerden.
Un jour si tu t'envoles, je suivrais, si je peux /
Bir gün uçup gidersen ben de peşinden gelirim yapabilirsem.

ve saire ve saire. çok sıkıldım.....

video için buraya, dinlemek için şuraya tıklayınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder